📝 Editoryal Not:
Bu basın bülteni, özellikle yaz aylarında belirginleşebilen pitriyazis versikolor (pityriasis versicolor) hakkında toplumun sık karıştırdığı “güneş lekesi” ve “bulaşıcı mantar” algılarına açıklık getirmesi açısından önem taşıyor. Bilimsel gözden geçirmede, hastalığın klasik dermatofit enfeksiyonlarından ayrılması ve etkenin normal deri mikrobiyotasının bir parçası olan Malassezia mayalarının aşırı çoğalmasıyla ilişkili olduğunun vurgulanması uygun görüldü. Tanıda klinik muayenenin temel olduğu, gerektiğinde KOH ile mikroskobik inceleme ve Wood lambasının yardımcı olabileceği; tedavide ise topikal antifungallerin ön planda bulunduğu, yaygın veya dirençli olgularda sistemik tedavinin dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Ayrıca tedavi sonrasında pigment değişikliklerinin haftalar veya aylar sürebileceği ve bunun tek başına tedavi başarısızlığı anlamına gelmediği özellikle öne çıkarıldı.

Sıcak ve nemli hava, terleme ve yağlı cilt yapısı hastalığı tetikleyebiliyor

Yaz aylarında ciltte ortaya çıkan beyaz, açık kahverengi, pembe veya sarımsı lekeler her zaman güneş lekesi olmayabilir. Özellikle gövde, boyun, omuzlar ve üst ekstremitelerde görülen, ince kepeklenmenin eşlik ettiği renk değişiklikleri pitriyazis versikolor (pityriasis versicolor) ile ilişkili olabilir.

Halk arasında “samyeli” veya “tinea versicolor” olarak da adlandırılan bu durum, klasik dermatofit mantar enfeksiyonlarından farklıdır. Hastalık, normalde sağlıklı deride de bulunan Malassezia cinsine ait lipofilik mayaların uygun koşullarda aşırı çoğalmasıyla ortaya çıkar. Sıcak ve nemli ortam, yoğun terleme ve yağlı cilt yapısı hastalığın gelişimini veya tekrarlamasını kolaylaştırabilir.

Acıbadem Taksim Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Melda Koyuncu, özellikle yaz aylarında fark edilen cilt lekelerinin doğru değerlendirilmesinin önemine dikkat çekerek, tinea versikolor hakkında merak edilen soruları yanıtladı.

1. Tinea versikolor bulaşıcı mıdır?

Genellikle hayır. Tinea versikolor, klasik anlamda kişiden kişiye bulaşan bir deri enfeksiyonu olarak kabul edilmez. Bunun temel nedeni, hastalığa yol açan Malassezia mayalarının çoğu sağlıklı bireyin cildinde de doğal olarak bulunmasıdır.

Hastalık, bu mikroorganizmaların belirli koşullarda deride aşırı çoğalmasıyla gelişir. Bu nedenle tinea versikoloru, örneğin dermatofitlerin neden olduğu ve halk arasında “saçkıran” veya “ringworm” olarak bilinen enfeksiyonlarla aynı mekanizma üzerinden değerlendirmemek gerekir.

2. Belirtileri nelerdir?

Pitriyazis versikolor en sık gövde, boyun, omuzlar ve üst kollarda ortaya çıkan renk değişiklikleriyle kendini gösterir.

Cilt lezyonları:

  • Beyaz veya çevre deriden daha açık renkte,
  • Açık kahverengi veya bakır tonlarında,
  • Pembe veya sarımsı renkte olabilir.

Lekelerin üzerinde çoğunlukla ince, yüzeysel kepeklenme görülür. Hastalık çoğu kişide belirgin yakınmaya yol açmaz; bazı hastalarda hafif kaşıntı görülebilir.

Özellikle güneşlenme sonrasında lezyonlarla çevre cilt arasındaki renk farkı daha belirgin hale gelebilir. Bunun nedeni, hastalıktan etkilenen bölgelerde pigment oluşumunun değişmesi ve bu bölgelerin çevredeki sağlıklı deriyle aynı şekilde bronzlaşmamasıdır.

3. Hangi faktörler hastalığı tetikliyor?

Malassezia’nın çoğalmasını kolaylaştırabilen başlıca faktörler arasında:

  • Sıcak ve nemli iklim,
  • Yoğun terleme,
  • Yağlı cilt yapısı,
  • Bazı bağışıklık sistemi baskılanması durumları,
  • Bazı ilaç ve tedavilerle ilişkili bağışıklık değişiklikleri

yer alıyor.

Hastalık özellikle sıcak ve nemli iklimlerde daha sık görülüyor ve daha önce hastalık geçiren kişilerde yaz aylarında yeniden ortaya çıkabiliyor.

4. Kimlerde daha sık görülüyor?

Pitriyazis versikolor özellikle ergenlik sonrası dönemde ve genç erişkinlerde daha sık görülüyor. Bunun nedenlerinden biri, bu dönemde sebase bez aktivitesinin artması ve Malassezia’nın yağdan zengin cilt bölgelerinde daha kolay çoğalabilmesi.

Bununla birlikte hastalık yalnızca genç erişkinlerde görülmez; çocuklarda ve ileri yaştaki bireylerde de ortaya çıkabilir. Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde de Malassezia ile ilişkili deri hastalıkları daha sık görülebilir.

5. Tanı nasıl konuluyor?

Tanı çoğu zaman dermatolojik muayene ile konulabiliyor. Özellikle lezyonların yerleşimi, renk değişikliği ve ince yüzeysel kepeklenme tanı açısından yol gösteriyor.

Tanının kesinleştirilmesinin gerektiği durumlarda lezyondan alınan yüzeysel deri örneğinin potasyum hidroksit (KOH) ile mikroskobik incelenmesi yapılabilir. Bu incelemede Malassezia’nın maya hücreleri ve kısa hifleri karakteristik bir görünüm oluşturabilir.

Wood lambası da yardımcı bir inceleme yöntemi olarak kullanılabilir; bazı aktif lezyonlarda sarı-yeşil floresans görülebilir. Ancak Wood lambası bulgusu tek başına her hastada tanı koydurmaz ve klinik değerlendirmeyle birlikte ele alınmalıdır.

6. Nasıl tedavi ediliyor?

Tedavi, hastalığın yaygınlığı ve klinik özelliklerine göre belirleniyor.

Sınırlı ve hafif olgularda topikal antifungal tedaviler kullanılabiliyor. Selenyum sülfid ile ketokonazol gibi antifungal içeren şampuan veya preparatlar tedavi seçenekleri arasında yer alıyor. Uygulama şekli ve tedavi süresi kullanılan ürüne göre değişebildiğinden, tedavinin dermatoloji uzmanının önerisi doğrultusunda uygulanması önem taşıyor.

Yaygın, dirençli veya tekrarlayan olgularda ise oral antifungal tedavi gündeme gelebiliyor. Sistemik tedavi kararı; hastanın yaşı, gebelik durumu, eşlik eden hastalıkları, kullandığı ilaçlar ve olası ilaç etkileşimleri dikkate alınarak hekim tarafından verilmelidir.

Önemli bir nokta: Mantar ortadan kaldırıldıktan sonra cilt renginin normale dönmesi hemen gerçekleşmeyebilir. Özellikle açık renkli lezyonlarda pigment değişiklikleri haftalar veya aylar boyunca devam edebilir. Bu durum tek başına tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmez.

7. Tekrarlamaması için nelere dikkat edilmeli?

Pitriyazis versikolor başarılı bir tedavinin ardından yeniden ortaya çıkabilir. Özellikle sıcak ve nemli hava koşullarında nüks görülebilir. Bu nedenle daha önce sık tekrarlayan hastalarda dermatoloji uzmanı tarafından uygun bir koruyucu tedavi planı değerlendirilebilir. Topikal antifungal şampuanların aralıklı kullanımı bazı hastalarda nükslerin önlenmesine yardımcı olabilir.

Günlük yaşamda ise şu önlemler destekleyici olabilir:

  • Terli kıyafetlerin uzun süre cilt üzerinde kalmamasına dikkat edilmesi,
  • Yoğun egzersiz veya terleme sonrasında duş alınması ve kuru kıyafetlerin tercih edilmesi,
  • Sıcak ve nemli ortamlarda cildin mümkün olduğunca kuru tutulması,
  • Terlemeyi artırabilecek çok dar kıyafetler yerine rahat ve hava geçirgen giysilerin tercih edilmesi.

Ancak bu önlemler hastalığın kesin olarak ortaya çıkmasını veya tekrarlamasını engellemez.

Güneş lekesi sanılan her renk değişikliği güneş lekesi olmayabilir

Dr. Melda Koyuncu, yaz aylarında ciltte yeni ortaya çıkan veya belirginleşen renk değişikliklerinin yalnızca güneşe bağlanmaması gerektiğine dikkat çekerek, “Ciltte beyaz, kahverengi veya pembe renk değişiklikleri ve özellikle ince kepeklenme fark edildiğinde dermatolojik muayene ile doğru tanının konulması önemlidir.” dedi.

Pitriyazis versikolor genellikle ciddi bir sağlık sorunu oluşturmaz ve uygun tedaviyle kontrol altına alınabilir. Bununla birlikte benzer görünüme sahip vitiligo, pityriasis alba, seboreik dermatit, dermatofit enfeksiyonları ve diğer pigmentasyon bozuklukları ile karışabileceğinden, özellikle tanıdan emin olunmayan durumlarda dermatoloji değerlendirmesi önem taşır.