📝 Editoryal Not:

Yaz aylarında artan UV maruziyeti, cilt kanserlerinden korunma ve mevcut benlerin düzenli değerlendirilmesi açısından farkındalığı artırmak için önemli bir fırsat sunuyor. Özellikle yeni ortaya çıkan veya mevcut görünümünde değişiklik gösteren pigmentli lezyonların ABCDE bulguları (asimetrik yapı, düzensiz sınır, renk farklılığı, çap ve değişim) açısından değerlendirilmesi, melanomun erken fark edilmesine katkı sağlayabilir. Bununla birlikte her ben değişikliğinin kanser anlamına gelmediği; dijital dermoskopi ve total vücut fotoğrafçılığının tanı koymaktan çok uygun hastalarda izlem ve değişikliklerin saptanmasına yardımcı olduğu vurgulanmalıdır. Şüpheli lezyonlarda kesin tanı histopatolojik inceleme ile konur.

Renk ve şekil değişikliklerine dikkat

Yaz aylarında güneşten gelen ultraviyole (UV) ışınlarına maruziyet artarken, cilt sağlığı açısından benlerin ve diğer pigmentli lezyonların düzenli olarak gözlemlenmesi önem taşıyor. Özellikle yeni ortaya çıkan, diğer benlerden farklı görünen veya zaman içinde şekil, renk ve boyut değiştiren lezyonların dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.

Daviva Avcılar Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Mübeccel Alkurt Kayıkçı, ben takibi, melanom açısından dikkat edilmesi gereken değişiklikler ve dijital dermoskopi hakkında bilgi verdi.

Benlerinizi tanıyın

Ciltte bulunan benler, tıbbi adıyla melanositik nevüsler, melanosit adı verilen pigment üreten hücrelerin oluşturduğu iyi huylu lezyonlardır. Nevüsler doğuştan bulunabileceği gibi çocukluk, ergenlik ve genç erişkinlik dönemlerinde de ortaya çıkabilir.

Benlerin görünümü kişiden kişiye değişebilir. Bazıları düz, bazıları hafif kabarık olabilir; renkleri açık kahverengiden koyu kahverengiye veya siyaha kadar farklılık gösterebilir.

Atipik (displastik) nevüsler ise klasik benlerden farklı olarak daha düzensiz sınır, asimetrik yapı veya birden fazla renk tonu gösterebilir. Atipik nevüslerin bulunması, özellikle çok sayıda nevüsü olan veya ailesinde melanom öyküsü bulunan kişilerde dermatolojik değerlendirme ve kişiye özel takip gereksinimini artırabilir.

Benlerde hangi değişiklikler önemsenmeli?

Benlerin değerlendirilmesinde dermatologların kullandığı önemli yaklaşımlardan biri ABCDE kuralıdır:

  • A – Asimetri: Lezyonun bir yarısının diğer yarısına benzememesi,
  • B – Border (Sınır): Düzensiz, girintili-çıkıntılı veya belirsiz sınırlara sahip olması,
  • C – Color (Renk): Aynı lezyon içinde birden fazla renk veya belirgin renk değişikliği bulunması,
  • D – Diameter (Çap): Özellikle 6 mm’den büyük lezyonlarda dikkatli değerlendirme gereksinimi; ancak melanomlar 6 mm’den küçük de olabilir,
  • E – Evolving (Değişim): Benin boyut, şekil veya renginde zaman içinde belirgin değişiklik meydana gelmesi.

Bunlara ek olarak kaşıntı, kanama, kabuklanma veya diğer benlerden belirgin biçimde farklı görünme de dermatolojik değerlendirme gerektiren bulgular arasında yer alır.

Özellikle erişkinlik döneminde yeni ortaya çıkan bir benin veya pigmentli lezyonun değerlendirilmesi önemlidir. Ancak yeni bir benin ortaya çıkması tek başına melanom anlamına gelmez; karar, lezyonun klinik ve dermoskopik özellikleri ile kişinin risk faktörleri birlikte değerlendirilerek verilmelidir.

UV maruziyeti önemli bir risk faktörü

UV radyasyonu, melanom dahil olmak üzere cilt kanserleri açısından önemli ve önlenebilir risk faktörlerinden biridir. Özellikle yoğun ve korunmasız güneş maruziyeti ile güneş yanıkları cilt kanseri riskini artırabilir. Solaryum gibi yapay UV kaynakları da bu açıdan risk taşır.

Bu nedenle güneşten korunmada yalnızca güneş koruyucu ürünlere güvenilmemeli; mümkün olduğunda gölgede kalma, koruyucu giysi, geniş kenarlı şapka ve UV korumalı güneş gözlüğü kullanımı gibi fiziksel korunma yöntemlerinden de yararlanılmalıdır. Açıkta kalan bölgelere geniş spektrumlu, suya dayanıklı ve SPF 30 veya üzeri güneş koruyucu uygulanması önerilmektedir.

Uzm. Dr. Mübeccel Alkurt Kayıkçı, “Güneşten korunma yalnızca yaz aylarında değil, yıl boyunca önem taşır. Bunun yanında kişinin kendi cilt yapısını ve benlerini tanıması, yeni veya değişen lezyonları fark etmesini kolaylaştırır” diyor.

Dijital dermoskopi ve ben haritalaması ne işe yarıyor?

Benlerin değerlendirilmesinde dermatolojik muayeneye ek olarak dermoskopi, pigmentli lezyonların çıplak gözle görülemeyen özelliklerinin büyütülmüş ve aydınlatılmış biçimde incelenmesini sağlar.

Uygun hastalarda dijital dermoskopi ve total vücut fotoğrafçılığı, mevcut benlerin başlangıç görüntülerinin kaydedilmesine ve sonraki kontrollerde yeni veya değişen lezyonların karşılaştırılmasına yardımcı olabilir. Bu yaklaşım özellikle çok sayıda beni veya atipik nevüsleri bulunan, dolayısıyla melanom açısından daha yüksek risk taşıyan kişilerde yararlı bir takip aracı olabilir.

Dijital ben haritalaması tek başına kanser tanısı koyan bir yöntem değildir. İzlem sırasında şüpheli bir değişiklik saptandığında lezyonun dermatoloji uzmanı tarafından yeniden değerlendirilmesi gerekir.

Uzm. Dr. Mübeccel Alkurt Kayıkçı, “Dijital görüntülerin zaman içinde karşılaştırılması, özellikle çok sayıda beni bulunan kişilerde hangi lezyonların değiştiğini belirlemeyi kolaylaştırabilir. Ancak görüntüleme yöntemi, dermatolojik muayenenin ve gerektiğinde histopatolojik incelemenin yerine geçmez” diye konuşuyor.

Hangi kişiler daha yakından takip edilmeli?

Melanom riski herkes için aynı değildir. Çok sayıda nevüsü bulunan, atipik nevüsleri olan, daha önce melanom tanısı almış veya ailesinde melanom öyküsü bulunan kişilerde dermatolojik takip daha önemli hale gelebilir. Kişinin cilt tipi, yaşam boyu UV maruziyeti ve geçmişte geçirdiği güneş yanıkları da risk değerlendirmesinde dikkate alınır.

Bu kişiler için kontrol sıklığı standart bir takvimden ziyade bireysel risk profiline göre dermatoloji uzmanı tarafından belirlenmelidir.

Şüpheli benlerde kesin tanı nasıl konur?

Dermatolojik muayene ve dermoskopi sonucunda şüpheli bulunan veya takip sırasında belirgin değişiklik gösteren lezyonlarda biyopsi ya da cerrahi eksizyon gündeme gelebilir.

Melanom şüphesi bulunan bir lezyonda, uygun hastalarda tanısal eksizyon tercih edilir ve çıkarılan doku histopatolojik incelemeye gönderilir. Melanom tanısının kesinleştirilmesinde histopatolojik değerlendirme temel yöntemdir.

Bu nedenle pigmentli bir lezyonun yalnızca estetik amaçla lazer, koter veya benzeri yöntemlerle ortadan kaldırılmasından önce dermatolojik değerlendirme yapılması önemlidir. Tanısal açıdan şüpheli bir lezyonda öncelik, gerekli olduğunda dokunun patolojik incelemeye gönderilebilmesidir.

Benlerinizi düzenli kontrol edin

Cilt kanserlerinin erken fark edilmesinde kişinin kendi cildini düzenli olarak gözlemlemesi ve şüpheli değişikliklerde dermatoloji uzmanına başvurması önemlidir. Özellikle yeni ortaya çıkan, diğerlerinden farklı görünen, büyüyen, renk veya şekil değiştiren, kaşınan ya da kanayan bir lezyon fark edildiğinde dermatolojik değerlendirme geciktirilmemelidir.

Uzm. Dr. Mübeccel Alkurt Kayıkçı, “Benlerin tamamının alınması gerekmez. Önemli olan, riskli olabilecek lezyonların doğru şekilde değerlendirilmesi ve gerekli hastalarda düzenli takip yapılmasıdır. Şüpheli bir ben görüldüğünde erken dermatolojik değerlendirme, tanı ve tedavi sürecinin doğru şekilde planlanmasına yardımcı olur” diyor.