📝 Editoryal Not:
HPV enfeksiyonu son derece yaygın olmakla birlikte, enfeksiyonların büyük bölümü bağışıklık sistemi tarafından zaman içinde baskılanır veya temizlenir; asıl klinik önem, kalıcı yüksek riskli HPV enfeksiyonlarının kanser öncüsü lezyonlara ve bazı kanserlere yol açabilmesinden kaynaklanır. Bu nedenle HPV konusunda toplumun doğru bilgilendirilmesi; aşının uygun yaşlarda uygulanması, rahim ağzı kanseri taramasına katılım ve anormal sonuçların zamanında değerlendirilmesi açısından önemlidir. Metinde yer alan bazı prevalans ve Türkiye verileri dönem, popülasyon ve kullanılan yöntemlere göre değişebildiğinden, bilimsel güvenilirlik açısından kaynak ve tarih bilgileriyle birlikte sunulması; ayrıca HPV aşısının mevcut enfeksiyonu tedavi etmediği, ancak yeni HPV enfeksiyonlarına karşı koruma sağladığı bilgisinin açıkça vurgulanması gerekir.

HPV enfeksiyonu neden önemli?

Human Papillomavirus (HPV), cilt ve özellikle mukozal temas yoluyla bulaşabilen, 200’den fazla tipi bulunan geniş bir virüs grubudur. Genital HPV enfeksiyonu son derece yaygındır ve cinsel olarak aktif kişilerin önemli bir bölümü yaşamlarının bir döneminde HPV ile karşılaşır.

İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Bilim Komisyonu ve Aşı Komisyonu Üyesi Uzm. Dr. Selda Handan Karahan, HPV enfeksiyonlarının çoğunun herhangi bir belirtiye neden olmadığını ve bağışıklık sistemi tarafından zaman içinde kontrol altına alınabildiğini belirterek, kalıcı yüksek riskli HPV enfeksiyonlarının ise rahim ağzı kanseri başta olmak üzere bazı kanserlerin gelişiminde önemli rol oynadığını vurguluyor.

Karahan, “HPV oldukça yaygın bir enfeksiyondur. Kişinin HPV taşıdığını bilmemesi mümkündür. Bu nedenle korunma, aşılama ve uygun yaş grubunda düzenli tarama büyük önem taşımaktadır.” diyor.

HPV nasıl bulaşır?

HPV esas olarak yakın cilt-cilde ve cinsel temas yoluyla bulaşır. Vajinal veya anal penetrasyon olmadan da genital temas yoluyla bulaşabilir. Enfeksiyon çoğunlukla belirti vermediği için kişi virüsü taşıdığının farkında olmadan başka bir kişiye bulaştırabilir.

HPV enfeksiyonu tespit edilmesi, kişinin mutlaka kanser olduğu veya ileride kanser geliştireceği anlamına gelmez. Enfeksiyonların önemli bir bölümü kendiliğinden geriler. Ancak bazı yüksek riskli HPV tipleri vücutta uzun süre kalabilir ve zaman içinde hücresel değişikliklere neden olabilir.

HPV hangi hastalıklara yol açabilir?

HPV’nin bazı tipleri genital siğillere neden olurken, bazı yüksek riskli tipleri kanser gelişimiyle ilişkilidir.

HPV; başta rahim ağzı kanseri olmak üzere aşağıdaki kanserlerin gelişiminde rol oynayabilir:

  • Rahim ağzı (serviks) kanseri
  • Vajina kanseri
  • Vulva kanseri
  • Anüs kanseri
  • Penis kanseri
  • Orofarenks (ağız ve boğazın arka bölgesi) kanseri

Burada önemli olan, HPV enfeksiyonlarının büyük çoğunluğunun kansere ilerlemediğidir. Kanser gelişimindeki temel risk, yüksek riskli HPV enfeksiyonunun kalıcı hale gelmesidir.

HPV’nin belirtileri nelerdir?

HPV enfeksiyonlarının çoğu herhangi bir belirti oluşturmaz. Bu nedenle yalnızca belirtilere bakarak kişinin HPV taşıyıp taşımadığı anlaşılmaz.

Bazı HPV tipleri genital siğillere yol açabilir. Siğiller genital bölgede veya anal bölgede küçük, kabarık ya da karnabahar benzeri lezyonlar şeklinde görülebilir.

Buna karşılık yüksek riskli HPV enfeksiyonları çoğunlukla belirti oluşturmaz. Rahim ağzındaki hücresel değişiklikler de genellikle erken dönemde herhangi bir şikâyete neden olmaz. Bu nedenle rahim ağzı kanseri açısından tarama programları önem taşır.

Uzm. Dr. Karahan, “HPV’nin sessiz seyredebilmesi, taramanın önemini artırıyor. Bir kişinin herhangi bir şikâyeti olmaması, HPV enfeksiyonunun veya rahim ağzındaki hücresel değişikliklerin bulunmadığı anlamına gelmez.” ifadelerini kullanıyor.

HPV enfeksiyonu kansere nasıl ilerleyebilir?

Yüksek riskli HPV enfeksiyonlarının çoğu da kalıcı değildir. Ancak enfeksiyonun uzun süre devam etmesi halinde rahim ağzı hücrelerinde kanser öncüsü değişiklikler gelişebilir.

Bu değişikliklerin bir bölümü kendiliğinden gerileyebilirken, bazıları ilerleyerek kansere dönüşebilir. Süreç genellikle yavaş gelişir ve bu uzun doğal seyir, tarama ile kanser öncüsü lezyonların erken dönemde saptanmasına fırsat verir.

Bu nedenle HPV pozitifliği ile kanser tanısı aynı şey değildir. HPV pozitif bir test sonucu, kişinin kanser olduğu anlamına gelmez; sonucun uygun şekilde değerlendirilmesi gerekir.

Hangi HPV tipleri daha yüksek risk taşıyor?

HPV tipleri genel olarak düşük ve yüksek riskli gruplar şeklinde değerlendirilir.

HPV 16 ve HPV 18, rahim ağzı kanseri açısından en önemli yüksek riskli tipler arasındadır. Bunun yanında HPV 31, 33, 35, 39, 45, 51, 52, 56, 58 ve 59 gibi başka yüksek riskli tipler de kanser gelişimiyle ilişkilidir.

HPV 6 ve HPV 11 ise özellikle genital siğillerin önemli bir bölümünden sorumludur ve yüksek riskli onkojenik tipler arasında kabul edilmez.

Ancak “düşük riskli” ifadesi bu tiplerin hiçbir sağlık sorununa yol açmadığı anlamına gelmez; özellikle genital siğillere neden olabilirler.

HPV kadınları olduğu kadar erkekleri de ilgilendiriyor

HPV yalnızca kadın sağlığı açısından önemli değildir. Erkeklerde de HPV enfeksiyonu; penis, anüs ve orofarenks kanserlerinin gelişiminde rol oynayabilir.

Özellikle HPV 16, HPV ile ilişkili birçok anogenital ve orofarengeal kanserde önemli bir tiptir.

Dünya Sağlık Örgütü, HPV’nin rahim ağzı kanserinin temel nedeni olduğunu ve HPV’nin neden olduğu kanser yükünün kadınlarla sınırlı olmadığını vurgulamaktadır.

Türkiye’de rahim ağzı kanseri taraması

Rahim ağzı kanseri, uygun tarama ve takip programlarıyla önlenebilir kanserler arasında yer almaktadır. Bunun temel nedeni, HPV enfeksiyonu ile invaziv kanser arasında genellikle uzun bir süre bulunması ve kanser öncüsü lezyonların tarama ile saptanabilmesidir.

Türkiye’de ulusal tarama programı kapsamında 30-65 yaş arasındaki kadınlara beş yılda bir HPV-DNA testi ile tarama uygulanmaktadır. Tarama hizmetleri aile sağlığı merkezleri ve ilgili sağlık kuruluşları üzerinden yürütülmektedir.

Tarama sonucunun HPV pozitif olması doğrudan kanser tanısı anlamına gelmez. Pozitif sonuç, HPV tipine ve beraberindeki sitolojik bulgulara göre uygun takip veya ileri değerlendirmeyi gerektirebilir.

HPV aşısı neden önemli?

HPV aşıları, HPV’nin kanser ve genital siğillerle ilişkili belirli tiplerine karşı koruma sağlar. Aşıların temel amacı, kişinin bu tiplerle karşılaşmasından önce bağışıklık oluşturmaktır.

Uzm. Dr. Karahan, HPV aşısıyla ilgili önemli bir noktaya dikkat çekiyor:

“HPV aşısı mevcut HPV enfeksiyonunu veya mevcut kanser öncüsü lezyonu tedavi etmez. Ancak kişinin henüz karşılaşmadığı HPV tiplerine karşı koruma sağlayabilir. Bu nedenle aşılanma kararı mümkün olduğunca HPV ile karşılaşmadan önce verilmelidir.”

Aşının uygulanma yaşı ve doz sayısı kişinin yaşına, bağışıklık durumuna ve kullanılan aşının özelliklerine göre değişebilir. Bu nedenle aşılama programının güncel ulusal öneriler ve hekim değerlendirmesi doğrultusunda belirlenmesi gerekir.

Aşı olan kadınlar taramaya devam etmeli

HPV aşısı, rahim ağzı kanserine neden olabilecek tüm HPV tiplerini kapsamaz. Bu nedenle aşılanmış olmak, önerilen rahim ağzı kanseri taramalarından muafiyet sağlamaz.

Ayrıca kişi aşılanmadan önce bazı HPV tipleriyle karşılaşmış olabilir. Aşı, mevcut enfeksiyonu ortadan kaldırmaz; esas olarak yeni enfeksiyonlara karşı koruyucudur.

Bu nedenle HPV aşısı ve rahim ağzı kanseri taraması birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan korunma yöntemleridir.

HPV pozitifliği veya kanser öncüsü lezyon saptandığında ne yapılmalı?

HPV pozitifliği saptanan kişinin öncelikle paniğe kapılmaması gerekir. Sonuç; HPV tipine, sitolojiye (smear değerlendirmesi), kişinin yaşına ve önceki tarama sonuçlarına göre ele alınır.

Kanser öncüsü lezyonların bir bölümü kendiliğinden gerileyebilir. Ancak yüksek dereceli lezyonlar ilerleyebileceğinden, hekim tarafından önerilen takip ve tedavi planına uyulması önemlidir.

HPV pozitifliği veya anormal smear sonucu olan kişilerin kendi kendine tedavi uygulamak yerine kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurması gerekir.

Korunmada üçlü yaklaşım: Aşı, tarama ve güvenli cinsel davranış

HPV ile ilişkili hastalıkların azaltılmasında tek bir yöntem yeterli değildir. En etkili halk sağlığı yaklaşımı;

HPV aşısı + düzenli rahim ağzı kanseri taraması + bulaş riskini azaltan korunma davranışlarıdır.

Prezervatif kullanımı HPV bulaşma riskini azaltabilir ancak virüsün temas yoluyla bulaşabilmesi nedeniyle tamamen ortadan kaldırmaz. Cinsel partner sayısının azaltılması da bulaşma riskini düşürebilen faktörler arasındadır.

Sigara kullanımı ise özellikle HPV enfeksiyonunun kalıcılığı ve rahim ağzı kanseri riski açısından olumsuz bir faktördür. Bu nedenle sigaradan uzak durmak da koruyucu sağlık yaklaşımının önemli bir parçasıdır.

HPV’de en önemli mesaj: Test sonucundan korkmayın, takipten vazgeçmeyin

Uzm. Dr. Selda Handan Karahan, HPV konusunda toplumda en önemli hedeflerden birinin farkındalık olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamlıyor:

“HPV çok yaygın bir enfeksiyondur ve HPV pozitif olmak kanser olduğunuz anlamına gelmez. Ancak yüksek riskli HPV enfeksiyonlarının kalıcı olması önemlidir. Bu nedenle aşı olmak, yaşa ve kişisel risklere uygun taramaya katılmak ve anormal sonuçlarda önerilen takibi aksatmamak, HPV’ye bağlı kanserlerin önlenmesinde en önemli adımlardır.”