📝 Editoryal Not:
Elastofibroma dorsi, çoğunlukla kürek kemiğinin alt kısmı ile göğüs duvarı arasında yerleşen, yavaş büyüyen ve iyi huylu bir yumuşak doku lezyonudur. Özellikle ileri yaş kadınlarda daha sık görülmekle birlikte, toplumdaki gerçek sıklığının görüntüleme çalışmalarında sanılandan daha yüksek olabileceği bildirilmektedir. Metindeki temel klinik mesaj — kürek kemiği hareketleri sırasında “klik/tıkırtı”, periskapüler şişlik ve ağrının bu tabloyu düşündürebileceği — bilimsel açıdan değerlidir. Ancak hastalığın kesin nedeninin tekrarlayan mekanik zorlanma olduğunun söylenmesi, “5 cm üzerindeki her lezyon ameliyat edilmelidir” biçimindeki kesinlik ve “yalancı tümör” ifadesinin tek başına kullanılması daha temkinli hale getirilmelidir. Güncel yaklaşımda tipik klinik ve MRG bulguları tanıyı büyük ölçüde destekleyebilir; asemptomatik olgularda izlem uygun olabilir, cerrahi ise esas olarak semptomatik veya tanısal açıdan şüpheli lezyonlarda değerlendirilir.
Kolu hareket ettirirken kürek kemiği çevresinden gelen tıkırtı veya “klik” sesi, kürek kemiği altında fark edilen şişlik, sırt ve omuz ağrısı gibi yakınmalar nadir görülen Elastofibroma Dorsi ile ilişkili olabilir. Genellikle iyi huylu ve yavaş büyüyen bu yumuşak doku lezyonu, özellikle ileri yaş kadınlarda daha sık görülüyor.
Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Özkan Demirhan, Elastofibroma Dorsi’nin çoğunlukla kürek kemiğinin alt kısmı ile göğüs duvarı arasında geliştiğini belirterek, tekrarlayan omuz hareketleri ile mekanik sürtünmenin hastalığın oluşumunda rol oynayabileceğinin düşünüldüğünü, ancak nedeninin kesin olarak ortaya konulamadığını ifade etti.
Elastofibroma Dorsi Nedir?
Elastofibroma Dorsi, kürek kemiğinin alt kısmı ile göğüs duvarı arasında yerleşen, yavaş büyüyen, iyi huylu bir fibroelastik yumuşak doku lezyonudur. Literatürde benign yumuşak doku tümörü veya “psödotümör” olarak tanımlanabilmektedir.
Hastalığın oluşum mekanizması tam olarak aydınlatılmış değildir. Tekrarlayan kürek kemiği hareketlerinin oluşturduğu mekanik stresin ve doku reaksiyonlarının rol oynayabileceği düşünülse de, hastalığı yalnızca fiziksel zorlanmaya bağlamak doğru değildir. Genetik yatkınlık ve yaşla ilişkili doku değişiklikleri de olası mekanizmalar arasında değerlendirilmektedir.
Özellikle İleri Yaş Kadınlarda Daha Sık Görülüyor
Elastofibroma Dorsi çoğunlukla orta-ileri yaş grubunda görülür ve kadınlarda erkeklerden daha sık bildirilmiştir. Çeşitli çalışmalarda kadın/erkek oranı yaklaşık 5:1 civarında bildirilse de, bu oran çalışmanın yöntemine ve incelenen popülasyona göre değişebilmektedir.
Lezyon çoğunlukla kürek kemiğinin alt kısmında, göğüs duvarı ile skapula arasında yerleşir. Tek taraflı olduğunda sağ tarafta daha sık bildirilse de iki taraflı tutulum da sanıldığından daha yaygın olabilir. Bu nedenle bir tarafta lezyon saptandığında karşı tarafın da değerlendirilmesi önem taşır.
Omuz ve Kolu Tekrarlayan Hareketlerle Kullananlarda Görülebilir
Elastofibroma Dorsi’nin kesin nedeni bilinmemekle birlikte, tekrarlayan omuz hareketleri ve mekanik zorlanma ile hastalık arasında ilişki olabileceğini gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Özellikle fiziksel olarak aktif kişilerde ve ağır işlerde çalışanlarda lezyonların daha büyük olabileceği bildirilmiştir. Ancak hastalık yalnızca ağır iş yapan kişilerde görülmez; fiziksel olarak yoğun zorlanma öyküsü olmayan kişilerde de ortaya çıkabilir.
Prof. Dr. Özkan Demirhan, bu nedenle hastalığın oluşumunu yalnızca mesleki veya fiziksel zorlanmaya bağlamamak gerektiğini vurguluyor.
Kürek Kemiği Hareketiyle “Klik” Sesi Ortaya Çıkabilir
Elastofibroma Dorsi uzun süre herhangi bir belirtiye yol açmayabilir ve başka nedenlerle yapılan görüntülemelerde tesadüfen saptanabilir. Semptomatik olgularda ise kürek kemiği çevresinde ağrı veya rahatsızlık, sırt bölgesinde şişlik ve omuz hareketleri sırasında mekanik yakınmalar görülebilir.
Hastalığın karakteristik yakınmalarından biri, kolun özellikle kaldırılması veya omuz hareketleri sırasında kürek kemiğinin lezyon üzerinden geçmesine bağlı “klik”, “tıkırtı” veya skapular snapping olarak tanımlanan sestir. Bazı hastalarda hareket kısıtlılığı ve periskapüler rahatsızlık da tabloya eşlik edebilir.
Kolda güçsüzlük ise tipik bir bulgu değildir ve ortaya çıktığında sinir, kas veya omuz eklemini etkileyen başka nedenlerin de değerlendirilmesi gerekir.
Tanıda MRG Önemli Bir Yer Tutuyor
Kürek kemiği çevresinde kitle, şişlik veya mekanik ses yakınması bulunan hastalarda fizik muayene önemlidir. Bununla birlikte derin yerleşimli Elastofibroma Dorsi lezyonları fizik muayenede belirgin olmayabilir.
Manyetik rezonans görüntüleme (MRG), Elastofibroma Dorsi’nin değerlendirilmesinde özellikle değerli görüntüleme yöntemlerinden biridir. Tipik olarak kas dokusuna benzer sinyal özellikleri gösteren ve yağ dokusu bantları içeren karakteristik bir lezyon görünümü oluşturur. Bilgisayarlı tomografi ve ultrasonografi de uygun klinik durumlarda tanısal değerlendirmeye katkı sağlayabilir.
Tipik klinik ve MRG bulguları mevcut olduğunda çoğu hastada biyopsi gerekli olmayabilir. Ancak görüntüleme bulguları atipikse, tanıda belirsizlik varsa veya başka bir yumuşak doku tümörü, özellikle malignite açısından şüphe bulunuyorsa doku örneklemesi gündeme gelebilir.
Karşı Tarafın da Değerlendirilmesi Önemli
Elastofibroma Dorsi iki taraflı ortaya çıkabilir. Bazı serilerde bilateral lezyonların önemli bir oranda bulunduğu bildirilmiştir. Bu nedenle klinik olarak hastalık düşünüldüğünde yalnızca şikâyetin bulunduğu tarafın değil, gerektiğinde karşı kürek kemiği çevresinin de değerlendirilmesi tanısal açıdan yararlı olabilir.
Prof. Dr. Özkan Demirhan, “Bir tarafta tipik Elastofibroma Dorsi saptandığında karşı tarafın da değerlendirilmesi, eşlik eden bilateral lezyonların gözden kaçırılmaması açısından önem taşıyor” dedi.
Her Elastofibroma Dorsi Ameliyat Gerektirmiyor
Elastofibroma Dorsi’nin iyi huylu olması nedeniyle her hastada cerrahi tedavi gerekli değildir. Özellikle belirti vermeyen ve görüntüleme özellikleri tipik olan lezyonlarda klinik ve gerektiğinde görüntüleme ile takip düşünülebilir. Güncel literatür, asemptomatik olgularda konservatif izlem yaklaşımının uygun olabileceğini göstermektedir.
Cerrahi daha çok ağrı, belirgin rahatsızlık, skapular snapping, fonksiyonel kısıtlılık veya belirgin kitle etkisi bulunan semptomatik hastalarda değerlendirilir. Lezyonun boyutu klinik karar vermede dikkate alınsa da, yalnızca “5 cm’den büyük olma” kriteri tek başına ameliyat zorunluluğu anlamına gelmez.
Cerrahi planlanan hastalarda lezyonun uygun şekilde çıkarılması ve ameliyat sonrası seroma veya hematom gibi komplikasyonların göz önünde bulundurulması gerekir.
Kansere Dönüşmesi Beklenen Bir Lezyon Değil
Elastofibroma Dorsi iyi huylu bir lezyondur ve malign dönüşüm bildirilmemiştir. Bununla birlikte sırtta veya kürek kemiği çevresinde yeni ortaya çıkan, büyüyen ya da ağrıya ve fonksiyon kaybına neden olan her kitle yalnızca Elastofibroma Dorsi olarak kabul edilmemelidir. Ayırıcı tanıda diğer yumuşak doku lezyonları ve nadiren malign tümörler de değerlendirilmelidir.
Bu nedenle özellikle kürek kemiği çevresinde yeni bir şişlik, tekrarlayan ağrı, kol hareketleri sırasında belirgin tıkırtı veya takılma hissi, hareket kısıtlılığı ya da giderek büyüyen bir kitle fark edildiğinde hekim değerlendirmesi önem taşır.
Prof. Dr. Özkan Demirhan, Elastofibroma Dorsi’nin iyi huylu karakterine rağmen yeni ortaya çıkan kitlelerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, doğru tanı için klinik değerlendirme ile uygun görüntüleme yöntemlerinin birlikte kullanılmasının önemini vurguluyor.
